Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları

Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları

Kadir Has Üniversitesi uzmanları, Türk elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkilerine ilişkin algılarını tespit etmek amacıyla yakın zamanda bir anket düzenledi. Kapalı uçlu 41 sorudan oluşan anket çalışması genel itibariyle üç konuya odaklanmaktadır: Türkiye’nin dünyadaki konumu; Yunanistan dış politikası ve Türk-Yunan ilişkileri. Araştırma, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları Merkezi Direktörü Doç. Dr. Dimitrios Triantaphyllou öncülüğünde ve Türkiye Çalışmaları Merkez Müdürü Dr. Cihan Dizdaroğlu’nun katkılarıyla gerçekleştirildi.

Bu araştırma, daha erken bir tarihte Doç. Dr. Dimitrios Triantaphyllou ve Doç. Dr. Kostas Ifantis tarafından London School of Economics bünyesindeki Hellenic Observatory için hazırlanan ve sonuçları Kasım 2014’te kamuoyuyla paylaşılan bir araştırmadan esinlenmiştir. Söz konusu çalışma Yunan elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri’ne ilişkin algılarını tespit etmeye odaklammıştır. 

Her iki araştırmanın odak noktasını oluşturan elitler altı kategoride gruplandırılmaktadır: İş dünyası temsilcileri, medya temsilcileri, diplomatlar, askerler, bürokratlar ve akademisyen/düşünce kuruluşu temsilcileri.

 Her iki araştırmadan derlenen ve iki ülke elitlerinin algılarını yansıtan temel bulgular aşağıda sunulmaktadır.

  • Her iki tarafta da Türkiye-Yunanistan arasındaki yakınlaşma sürecine ilişkin önemli bir destek olduğu görülmektedir. Türk elitlerinin % 89’u söz konusu yakınlaşma sürecini desteklerken, Yunan elitlerinde bu oran % 63.5’tir.
  • Buna rağmen, “diğer”ine duyulan güven seviyesi (Türk elitlerinde % 28, Yunan elitlerinde ise % 11.4) her iki taraf da oldukça düşüktür. Söz konusu güven eksikliği ikili ilişkileri hemen her konuda ciddi şekilde etkilemektedir.
  • Türk elitlerinin bakış açısında göre, Yunanistan’ın Avrupa Birliği içindeki rolü ve önemi (% 47,7) ile Yunanistan’ın AB’ye bağlı olmaktan başka bir alternatifi olmadığı (% 84) yönündeki algı, Türkiye’nin daha aktif bir dış politika izlemesi gerektiği (% 71,5) ve Batı’dan uzaklaştığı (% 79,1) fikrine tezat teşkil etmektedir. Türk elitlerinin % 47,7’si Yunanistan’ın önemli bir AB üyesi olduğunu ve % 66.3’ü Yunanistan’ın AB ve NATO’ya üyelikleri nedeniyle uluslararası politikayı etkileyebildiğini düşünürken, % 84’ü Yunanistan’ın AB’den başka bir alternatifi olmadığını düşünmektedir.
  • Türk elitlerinin % 50,6’sı Yunanistan’ın AB üyeliğini Türkiye’ye yönelik bir tehdit olarak değerlendirmektedir. Bu şu gerçeğe de işaret etmektedir ki, Türk elitlerinin sadece % 25’i Yunanistan’ın Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini desteklediği düşünmektedir. Buna karşın, Yunan elitlerinin % 51,6’sı Yunanistan’ın Türkiye’nin AB üyelik sürecini desteklemeye devam etmesi gerektiğini savunmaktadır.
  • Hem Türk (% 95,9) hem de Yunan (% 92,4) elitleri ikili sorunların çözümünde Kıbrıs meselesinin oldukça önemli olduğunu vurgulamışlardır.
  • Buna paralel olarak, Türk elitlerinin % 52,3’ü Türkiye’yi Kıbrıs sorununun çözümünde yapıcı bir aktör olarak değerlendirirken, 72,7’si Yunanistan’ın yapıcı olmadığını düşünmektedir. 
  • Türk elitlerinin % 41,9’u ve Yunan elitlerinin % 47’si Türk-Yunan ilişkilerini ne iyi ne de kötü şeklinde değerlendirmektedir. Türk elitlerinin % 53,5’i, Yunan elitlerinin ise % 47’si gelecek beş yıl içerisinde iki ülke arasında bir kriz çıkması olasılığını düşük ihtimal veya ihtimal dışı olarak değerlendirmektedir. 
  • Yine de, iki ülke arasında bir kriz çıkması halinde Türk elitlerinin çoğunluğu (akademisyenlerin %67,7’si, askerlerin %75,7’si ve diplomatlar ile medya ve iş dünyası temsilcilerinden oluşan grubun ise % 74,4’ü) bunun Ege Denizi’yle bağlantılı bir konudan kaynaklanacağını düşünmektedir.
  • Olumlu bir tablo olarak, Türk elitlerinin enerji sektöründe Yunanistan’la işbirliği yapılacabileceğine yönelik bir potansiyel olduğu şeklindeki görüşü değerlendirilebilir. Türk elitlerinin % 61’i, özellikle Doğu Akdeniz’de yeni enerji kaynaklarının keşfedilmesiyle bir enerji merkezi olarak Türkiye’nin AB’nin enerji bağımlılığının azaltılmasında aktif rol oynayabileceğini düşünmektedir. Benzer şekilde, Türk elitlerinin % 62’si Yunanistan’ın da AB’nin enerji bağımlılığının azaltılmasında aktif rol oynayabileceğini değerlendirmektedir. 
  • Olumsuz bir tablo olaraksa, mülteci krizinin iki ülke arasında potansiyel bir ayrılık unsuru olarak görülmesi değerlendirilebilir. Nitekim, Türk elitlerinin % 57’si Türkiye’nin mülteci sorununun çözümü konusunda etkin bir rol oynadığını düşürken, sadece % 12’lik bir kesim Yunanistan’ın aktif rol oynadığını düşünmektedir.
  • Her iki anket sonuçlarından hareketle, hiçbir zaman üst düzey ikili siyasi temaslar ile ticaret ve doğrudan yabancı yatırımların büyümesi yönündeki arzunun ötesine taşınamayan bir yakınlaşma sürecinden ziyade, iki ülkenin “Soğuk Barış” içerisinde oldukları şeklinde bir değerlendirme yapmak mümkündür.

Araştırma sonuçları için tıklayınız...

ARAŞTIRMANIN BASIN YANSIMALARI